Niyetin
hukuki sonuca bağlandığı ticari sözleşmelerde esas olan iyi niyetin varlığıdır
denir. İş dünyasında sözleşme görüşmelerini hukuki haklar ve sorumlulukların
tartışılması olarak düşünenler olsa da özünde sözleşme hukuki geçerliliği olan
ticari bir belgedir. Projelerin başarısı; hukuk yolunu seçerek kazanması değil,
hukuka başvurmadan ticari çıktılarını zamanında almak ile ölçülür. Sözleşmeler
içerdiği yaptırım gücü sayesinde bir “sopa”, sorumlulukların sınırlandırılması
ile bir “sigorta” olarak görülebilir Kapsamı yanlış kurulmuş ama hukuki
korumaları yerinde olan ticari bir sözleşmenin kuruluşlara zarar yazdırması da
olasıdır. Aşağıda BSkyB ve EDS’nin Kasım 2000 yılında imzaladıkları IT
sözleşmesinin sınırlı sorumluluk maddesinin, daha sonra EDS’nin tazminat
ödemesine neden olacak iyi niyet eksikliğinin yargıya yansıdığında, nasıl
geçersiz kalabildiğini bulacaksınız.
İngiltere’de
BSkyB vs EDS arasında Kasım 2000’de 48 milyon GBP’lik olarak imzalanmış IT
sözleşmesine göre Faz I Temmuz 2001, Faz II Mart 2002’de tamamlanacaktır.
Bir süre sonra EDS taahhüt ettiklerini yapamayıp kontrat ihlaline sebep
olmuştur. 2002’de BSkyB projeyi EDS’den geri aldığında gecikme 12 ayı
geçmiştir. BSkyB, EDS’i 700 milyon GBP zararının tazmini için 2004 yılında dava
etmiştir. BSkyB 265 Milyon GBP’ye mal olan yeni sistemini Mart 2006 da
kullanmaya başlayabilmiştir.
EDS’in
satış yöneticisi Galloway sözleşmeyi alabilmek amacı ile EDS’in
yapabileceklerini farklı göstermiş, gerçekten uzak zamanlama vermiştir.
Galloway’in Internet ortamında eğitimlerini farklı göstermesi, daha önce
kendisinin aldığı online MBA derecesini köpeği Lulu’ya da alması, projeye
yeterli ve nitelikli kaynak ayırmaması, iyi niyetten uzak çalışma biçimi,
gereksinimleri karşılamak için yeterli çalışma başlatmaması, sürekli kendi
yararına olan işlerle uğraşmasının delil olarak sunulması davanın sonucunu
hayli çarpıcı biçimde etkilemiştir. EDS sorumluluklarına maddi sınır
getirmiş olmasına (tazminat üst sınırı 30 Milyon GBP) karşın mahkeme vakanın
sunumu ve deliller karşısında EDS’nin yapılanlardan dolayı sınırlı
sorumlu olamayacağına ve sözleşme ihlali nedeni ile tazminat ödemesi
gerektiğine kanaat getirmiştir.
Hakim
468 sayfalık yazısında; EDS’in satış temsilcisinin iyi niyetten uzak
tutumlarını, proje zamanlaması konusunda gerçekten uzak beyanatlarını ve
ihalede en yakın rakibi PwC’nin de durumunu değerlendirince, BSkYB’nin tazminat
talebini haklı bulduğunu fakat BSkyB’nin dolaylı zararı nedeni ile talep ettiği
tutar ve EDS’nin maliyetlendirme zaafı, kaynak niteliği, teknoloji
yetersizliği, metodoloji eksikliği nedeniyle cezalandırılması isteğini kabul etmediğini,
ara karar olarak 270 milyon GBP ödenmesine karar vermişse de EDS’yi satın alan
HP’nin 350 Milyon GBP lik teklifinin üzerine BSkyB davadan çekilmiştir.
Bu
durumda; taraflar katma değerin ne olacağını göremedikleri için mi kuruluşlarını
zarara uğratmışlardır? Böylesi bir projenin yegane sorumlusu Galloway miydir? BSkyB
projeyi bitirdiğinde çok daha uzun sürmüş bir iş için neden EDS’den çok daha
kısa süre istemiştir? Tarafların tüm sözleşme için harcadığı zaman israf mıdır?
Vaka
aslında kompleks sözleşmelerde rastlanılan sözleşme ihlallerine tipik örnektir.
Sorumlulukların sınırlandırılmasını bir “sigorta” gibi görüp buna güvenerek,
sınırlı sorumluluk çatısı altında projeye başlanması oluşan risk karşısında tedarikçiyi
koruyamamıştır.
Sözleşmelerde
risk sadece bir alanda değil bir çok alanda oluşabilir ki bu bağlamdan olmak
üzere her projede hukuki, mali, teknik ve operasyonel tüm risklere dikkat
edilmelidir. Eğer taraflar niyetlerini daha açık bir ifade ile belirtir,
oluşabilecek riskleri sözleşme öncesi paylaşırlarsa işler çok daha rahat
yürüyecektir. Bu yüzden ticari sözleşmeleri yapanların; satış, proje yönetimi,
hukuk, finans, üretim ve saha birimleri ile beraber ortak çalışma yapmaları
gerekir, aksi durumda sonuç tüm taraflar için hüsran olabilir.
Sözleşmenin
başarı ile sonlandırılması her paydaşın beklentisini açıkça yazılı ifade ettiğinde
mümkündür. Sözleşmenin Suç ve Ceza gibi sayfalarca değil kısa ve öz olarak
oluşturulması, kesin olmayan çelişkili maddelere yer vermemesi gerekir. Sözleşmede
taraflardan imkansızın istenmediğinden, istenenlerin makul ve zamanında
yapılabilir olduğundan emin olunmalıdır.
####
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder