Sozlesme Gorusmesi: Zaman Kaybı, Tasarruf Kalemi, Kazanc Kapisi?
Müzakerelerde en yoğun tartışmaların yaşandığı konular arasında sorumlulukların sınırlandırılması ve tarafların görevlerini yerine getirmediğinde oluşabilecek zararların telafisi gösterilebilir. Öte yandan sözleşmeler içerdiği yaptırım gücü sayesinde bir silah, sorumlulukların ve tazminatların sınırlandırılması ile yapılabilecek hatalara karşı bir sigorta poliçesidir de. İş dünyası bir savaş dünyası ise silah, risklerin belirlenmesi ve buna göre yapılacakların belirlenmesi ise sözleşme yukarıdaki satırlarda belirtildiği üzere her ikisini de adresleyen bir konumdadır. Bu durumda da işe değer katan bir araçtır.
Müzakerelerde en yoğun tartışmaların yaşandığı konular arasında sorumlulukların sınırlandırılması ve tarafların görevlerini yerine getirmediğinde oluşabilecek zararların telafisi gösterilebilir. Öte yandan sözleşmeler içerdiği yaptırım gücü sayesinde bir silah, sorumlulukların ve tazminatların sınırlandırılması ile yapılabilecek hatalara karşı bir sigorta poliçesidir de. İş dünyası bir savaş dünyası ise silah, risklerin belirlenmesi ve buna göre yapılacakların belirlenmesi ise sözleşme yukarıdaki satırlarda belirtildiği üzere her ikisini de adresleyen bir konumdadır. Bu durumda da işe değer katan bir araçtır.
Biraz daha yukarıdan bakar, ticari
organizasyonların varlığının nedeni para kazanmak, yatırılan paranın
değerini almak olduğu mottosundan yola
çıkarsak, sözleşmelerin oluşturulması sırasındaki pazarlık görüşmelerine
harcanan zamanın dolayısı ile paranın yatırılmış ya da yatırılacak paranın
değerini almaya, korumaya yönelik bir çalışma olduğunu da görürüz.
Sizin sözleşmeleriniz kurum ya da kuruluşunuz
için ne yapıyor, hiç düşündünüz mü? Sözleşme süreci ve sözleşmelerin kurumunuza
kattığı değerleri ölçme fırsatınız oldu mu? Kamu ve özel sektör açısından risk
yönetimi ve katma değerin eniyilemesi olarak bakıldığında uzun bir liste
oluşturulabilirse de en üstte gelen madde kapsam ve sorumlulukların
sınırlandırılmasıdır.
Sözleşme görüşmelerini yapanların öncelik
listesine bakıldığında ise kapsamın tanımı, sorumlulukların sınırlandırılması,
risklerin tanımı, maliyet, fiyat değişimleri, performans ölçümü, tazminat,
çıktıların tanımı ve zamanlaması, ödeme koşulları, hizmet seviyeleri ve
cezaları gelir
İş dünyasında sözleşme görüşmelerini hukuki
haklar ve sorumlulukların tartışılması olarak düşünenler olsa da özünde
sözleşme hukuki geçerliliği olan ticari bir belgedir. Sözleşmenin başarısı hukuk
yolunu seçerek kazanması değil hukuka başvurmadan ticari çıktılarını zamanında
almak, yani zamanında hasat ile ölçülür. Kapsamı yanlış kurulmuş ama hukuki
korumaları yerinde olan ticari bir sözleşmenin kuruluşlara herhangi bir yararı olması
beklenemez.
Ingiltere’de BSkyB vs EDS1 arasındaki
eCRM projesi nedeni ile açılan dava IT dünyasındaki örnek vakalardandır. Kasım
2000 de imzalanan 48 milyon GBP’lik sözleşmeye göre ilk faz Temmuz 2001, ikinci
faz ise Mart 2002 de tamamlanacaktır. Kısa
süre sonra EDS taahhüt ettiği sistemi yetiştirememiş ve kontrat ihlaline neden
olmuştur. 2002 de BSkyB projeyi EDS den geri aldığında projedeki gecikme 12 ayı
geçmiştir. BSkyB EDS i 700 milyon GBP zararının tazmini için 2004 yılında dava
etmiştir. BSkyB 265 Milyon GBP ye mal olan sistemini ancak Mart 2006 da
bitirebilmiştir.
BSkyB nin EDS’e atadığı satış elemanı
Galloway’in daha önce kendisinin aldığı online MBA derecesini köpeği Lulu’ye de
alarak değer yoksunluğunu jüriye göstermesi, Galloway’in proje planına uymayıp,
sürekli kendi yararına olan işlerle uğraşmasının ispatlanması davanın sonucunu
hayli çarpıcı biçimde etkilemiştir.
Hakim 468 sayfadan oluşan kararında BSkyB’ı
haklı bulurken, EDS in satış temsilcisinin iyi niyetten uzak tutumlarını, proje
zamanlaması konusunda gerçekten uzak beyanatlarını ve en yakın rakibi PwC nin
de durumunu göz önünde bulundurduğunu, BSkyB nin dolaylı zararı nedeni ile
talep ettiği tutarı ve EDS’nin maliyetlendirme zaafı, kaynak niteliği,
teknoloji yetersizliği, metodoloji eksikliği nedeniyle cezalandırılma talebini kabul
etmediğini belirtmiştir.
BSkyB-EDS sözleşmesi özünde hepimizin öyle ya
da bu şekilde yaptığından farklı bir sözleşme değildir ama dava konusu olan
sözleşmede iki madde vardır ki bunlar;
1.
BSkyB nin tazminat
talebi ne olursa olsun 30 milyon GBP ile sınırlıdır
2.
Sözleşme başlığı
altında sözleşme imza öncesi yapılan tüm pazarlıklar ve iletişim notları geçersiz
olup sadece sözleşmede yazanlar sözleşmenin konusudur.
Yukarıdaki sigorta maddeleri bile EDS i tazminat
ödemekten kurtaramamıştır.
EDS’in CRM yöneticisi Gallawoy sözleşmeyi
alabilmek (belki de yıl sonu jestiyonunu garantileyebilmek) amacı ile EDS’in yapabileceklerini
farklı göstermiş, gerçekten hayli uzak zamanlama vermiştir. Sorumluluklarına da
maddi sınır getirmiş olmasına karşın mahkeme vakanın sunumu ve deliller (projeye
yeterli ve nitelikli kaynak ayrılamaması, kabul edilemez gecikmelerin
yaşanması, iyi niyetten uzak çalışma, gereksinimleri karşılamak için yeterli
çalışma başlatmamak) karşısında EDS’nin yapılanlardan dolayı sınırlı sorumlu
olamayacağına ve EDS in tazminat ödemesi gerektiğine kanaat getirmiştir.
Peki bu durumda EDS nin tüm sözleşme için
harcadığı zaman israf mıdır? Ticari ve hukuki birimler katma değerin ne
olacağını görememişler ve kuruluşu zarara mı uğratmışlardır? İşlerin bu şekilde
sonuçlanacağini bilse Galloway şirketini gerçekten bu duruma sokmak ister
miydi?
Vaka aslında karmaşık ve büyük sözleşmelerde
sıklıkla rastlanılan sözleşme ihlallerinde yaşanan durumları içermektedir. Sorumlulukların sınırlandırılmasını bir
sigorta gibi görüp buna güvenerek sınırlı sorumluluk çatısı altında sözleşme
inşa edilmesi sonuçta şirketi koruyamamıştır. Ticari sözleşmeleri yapanların;
satış, proje yönetimi, üretim ve teslimat birimlerinin temsilcileri ile beraber
bu tip çalışmaları yapmamaları halinde sonuç hüsrandır.
Sözleşme proje taraflarının karşılayamayacağı
kadar çok riske açık olarak oluşturulduğundan EDS-BSkyB Projesinin imzanın
ertesinde işler iyi gitmemeye başlamış zira EDS’in talep edilen işi yapabilecek
ne kaynağı ne de bu konuda deneyimi mevcut olmamasına rağmen işi almıştır. Proje bütçesini hayli aşmış ve 12 aylık bir
gecikme olmuştur. BSkyB’nin proje talepleri zamanında ve eksiksiz öngörülen
niteliklerde yerine getirilememiştir. Sözleşmelerde risk sadece bir alanda
değil bir çok alanda oluşabilir ki bu bağlamdan olmak üzere her projede hukuki,
mali, teknik ve operasyonel tüm risklere dikkat edilmelidir. Eğer taraflar
niyetlerini daha açık ve kesin bir ifade ile belirtir, oluşabilecek riskleri ve
bunların getireceği sorunları sözleşme öncesi
dile getirmiş ve paylaşmış olsalar işler çok daha rahat
yürüyecektir.
Sözleşmeleri imzalayanların özgeçmişine
bakınca farklı yollardan bugünkü konumlarına geldiklerini ve ortak bir kariyer merdiveninden
çıkmadıklarını rahatlıkla görürsünüz. Şahsen saha destek, üretim, ArGe, eğitim,
yazılım, donanım, mali ve idari işler, sözleşmeler, proje yönetimi, pazarlama
ve satış vs şeklinde hayli farklı bir
patikalarda yürüdüm. Tüm bu seyahat süresince kaldığım her hanın ayrı katkısı
oldu ve sözleşmelerdeki riskleri daha
rahat görür olduysam da herhangi bir sözleşmenin risklerinin tümünü eksiksiz
görebileceğimi iddia edemem. Malum atasözümüz durumu iyi açıklar “minareyi
çalan kılıfını akşamdan hazırlar”. Bu da bir sözleşme yaparken ilgili tarafları
her zaman aynı masa etrafına getirmeme neden olur. Eğer sözleşmenin çıktısı
başarılı bir iş olması bekleniyorsa, her paydaşın beklentisini açıkça ifade
etmesi ve bunu yazılı hale getirmesi gerekir. Bu belgelerde bulanık, kesin
olmayan birbirleri ile çelişen maddelerin yer almaması gerekir. Özellikle
tedarikçinin sözleşme uyarınca neyi, nerede, nasıl vereceğinin tüm taraflarca
anlaşılmış olması gerekir. Sözleşmede taraflardan imkansızın istenmediğinden,
istenenlerin makul ve zamanında yapılabilir olduğundan emin olunmalıdır.
Örneğin yazılım projesinde proje başlar başlamaz %70 verimle altı ay çalışacak
bir kaynak isteniyor ve bu kaynak yoksa projenin gecikeceği projenin
imzalanmasından önce belli demektir.
Öte yandan idealist olmak ile gerçekçi olmak
arasında fark vardır. Ticari dünya gerçek dünyadır, sınırsız hiçbir kaynak
yoktur, değişmeyen değişimdir. Uzun süreli projelerde ticari dünyadaki hızlı
değişim projeye de yansıyacaktır bu durumda değişiklik yönetimi önem kazanır.
Tedarikçi ve müşterinin proje yöneticilerinin projenin akıbeti için hangisi
daha iyi olacaksa analizlerinden sonra onu yapmalıdır.
Yukarıda da belirtildiği gibi sözleşme bir
nevi sigorta poliçesi olarak kabul edilse de kimi durumlarda geçersiz bir kağıt
parçasına da dönebilmektedir. Evinizin sigortalı olması evde sizin ihmaliniz
yüzünden yangın çıktığında zararın sigorta şirketi tarafından tazmin edileceği
anlamına gelmeyeceği gibi tedarikçinin veya müşterinin içinde bulunduğu
durumdan yararlanarak kendisinden makul olmayanı isteyerek bunun üzerine
kurulan sözleşmeler ciddi riskleri beraberinde getirir. Sorumluluğun sınırlandırılmış
olması teknik, operasyonel ve mali riskler için dava kapısının yukarıdaki
örnekte olduğu gibi hala açık olduğunun da göstergesidir. Sigortanız ne kadar
iyi olursa olsun riskin oluşmaması en iyisi değil midir? Evinizin yanması
karşılığında evin tüm bedelini almayı mı istersiniz yoksa evinizin hiç yanmamış
olmasını mı? Bu yüzden alevde bir şey bırakmamaya, ütüyü prizde unutmamaya özen
gösteririz.
Sözleşmelerin kuruluşa değer katması ancak
gerçekleri yansıttığı sürece mümkündür. Projelerin zaman içinde ilerleyişini, getirdiği
katma değerleri doğru ölçemeyip raporlayamıyorsak gerçek dünyadan hayli uzağız
demektir.
Riskleri tartışılmış, getirisi yüksek, zaman,
bütçe ve kapsamında sorunu olmayacak nice sözleşmeleriniz olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder