12 Aralık 2014 Cuma

Anlasmazliklarin Cozumunde Yargic mi Yoksa Arabulucu mu?

Anlaşmazlıkların çözümünde mahkemeye mi yoksa arabulucuya mı gitmeli?
Tahkime gerek yok, arabulucuya ne gerek var, mahkemelere gider anlaşmazlıkları sonlandırırız diye düşünebilir ve bu yüzden anlaşmazlıklar bölümünde sadece hangi hukuk sistemi ve mahkemelerin taraflarca kabul edildiğini yazabilirsiniz. Anlaşmazlıkların çözümü uzun süreleri, sözleşmenin niteliğine göre de masrafları bol sıfırlı rakamlara ulaşabilir.
İdeal sözleşme anlaşmazlıkların olmadığı, olduğunda da hukuki yollara başvurulmadan tarafların zararına neden olmadan çözülenidir. Yargı önünde hak aranmaya gidildiğinde her ne kadar yargı bir tarafı haklı görecek ve ona göre karar verecek olsa da o zamana kadar taraflarca harcanmış olan zamanının bedeli ve diğer masrafların toplamı da yüksek olacaktır. Bu süreç zarfında; işletme sermayeniz etkilenecek, hesap planında provizyon ayırmanız gerekecek ki bu da hissedarlar gözünde iyi görünmeyecek, fiziksel ürünler söz konusu olduğunda ise onların depolama ve koruma masrafı doğacak, elemanların müzakereler boyunca asıl işlerinden uzaklaşması verimsizliğe neden olacak, belirsizlik nedeniyle farklı süreçler de bunlardan etkilenebilecektir.
Öte yandan tahkim ya da arabulucu maddelerini anlaşmazlıkların çözümü maddesine ekleyerek süreci daha hızlı sonlandırabilirsiniz. Kimi kuruluşlar bu yolu kullanmaktan imtina edip yargı yolunu seçerlerse de arabulucu olarak kabul edilen kişilerin konunun uzmanı olması, maliyetinin yargıya göre hayli düşük oluşması, yargıdan daha hızlı sonuca varması –kimi ülkelerde yargı uzun seneler sürmektedir- bu seçimin başka artılarıdır.
Arabulucunun kararının bağlayıcı olması koşulu ile arabulucu kararından sonra mahkemeye gidilmeyeceği kararı kesin karar olarak kabul edilir tümcesinin yer almadığı sözleşmelerde yine mahkeme yolu açık olduğundan bu cümlenin sözleşmede yukarıda belirtildiği gibi yer alması da yarardan çok süreci uzatmaya neden olabilir. Arabulucunun alanında birikimli bir kişi olması, ticari hilelerden haberdar olması tarafların süreci uzatmak için yapabileceği hileleri görüp buna göre yönlendirme yapabilecek olması da süreci hızlandıran bir etmendir. Öte yandan uluslararası kabul edilir uygulama olması nedeni ile de uluslararası anlaşmalarda da tercih edilir.
1959 da doğmuş olan Newyork Konvensiyonu "Convention on the Recognition and Enforcement of Foreign Arbitral Awards"  2014 senesi itibari ile 193 ülke tarafından kabul edilmiş (Türkiye’nin kabulü 2.6.1992) 46 Birleşmiş Milletler ülkesi tarafından halen kabul edilmemiş* olsa da uluslararası işlerde mahkemeler yerine sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kimi ülkelerde ONLINE arabuluculuk da kullanım alanı bulmaktadır. Özellikle küçük tutarlı anlaşmazlıklarda kullanılan bu yöntemde taraflar sanal bir odada buluşmakta ve anlaşmazlıklarını açıklayıp , ilgili delilleri bu odada döküman paylaşımı ile arabulucuya sunmaktadırlar.Uzlaşma tarafların birbirinden fiziksel olarak hayli uzak olduğu bir ortamda auido-visual çalışan sanal bir oda da kısa zamanda gerçekleşmektedir.
Sözleşmenin tümündeki anlaşmazlıklar için arabulucu mekanizmasını kullanmak istemiyor ama belli bir kısmındaki tutarlar için arabulucu sistemini kullanmak isterseniz sözleşmenin ilgili kısmına açıkça arabulucu mekaniğinin hangi tutarlar veya işler için geçerli olacağını yazabilirsiniz.
Ezcümle, sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda arabulucu mekaniği işleri hızlandırmak açısından anlaşmazlığa konu olan tutarların büyüklüğü ve mahkeme sürecinin ne kadar uzun süreceğine bağlı kullanılabilecek araçlardan birisidir ve göz ardı edilmemelidir.
Çatışması az, uyuşmazlıkları mahkemelerde sonlanmayan nice projelere…
*http://en.wikipedia.org/wiki/Convention_on_the_Recognition_and_Enforcement_of_Foreign_Arbitral_Awards 12.12.2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder