Tahkime gerek yok,
arabulucuya ne gerek var, mahkemelere gider anlaşmazlıkları sonlandırırız diye
düşünebilir ve bu yüzden anlaşmazlıklar bölümünde sadece hangi hukuk sistemi ve
mahkemelerin taraflarca kabul edildiğini yazabilirsiniz. Anlaşmazlıkların
çözümü uzun süreleri, sözleşmenin niteliğine göre de masrafları bol sıfırlı
rakamlara ulaşabilir.
İdeal sözleşme
anlaşmazlıkların olmadığı, olduğunda da hukuki yollara başvurulmadan tarafların
zararına neden olmadan çözülenidir. Yargı önünde hak aranmaya gidildiğinde her
ne kadar yargı bir tarafı haklı görecek ve ona göre karar verecek olsa da o
zamana kadar taraflarca harcanmış olan zamanının bedeli ve diğer masrafların
toplamı da yüksek olacaktır. Bu süreç zarfında; işletme sermayeniz etkilenecek,
hesap planında provizyon ayırmanız gerekecek ki bu da hissedarlar gözünde iyi
görünmeyecek, fiziksel ürünler söz konusu olduğunda ise onların depolama ve
koruma masrafı doğacak, elemanların müzakereler boyunca asıl işlerinden
uzaklaşması verimsizliğe neden olacak, belirsizlik nedeniyle farklı süreçler de
bunlardan etkilenebilecektir.
Öte yandan tahkim ya
da arabulucu maddelerini anlaşmazlıkların çözümü maddesine ekleyerek süreci
daha hızlı sonlandırabilirsiniz. Kimi kuruluşlar bu yolu kullanmaktan imtina
edip yargı yolunu seçerlerse de arabulucu olarak kabul edilen kişilerin konunun
uzmanı olması, maliyetinin yargıya göre hayli düşük oluşması, yargıdan daha
hızlı sonuca varması –kimi ülkelerde yargı uzun seneler sürmektedir- bu seçimin
başka artılarıdır.
Arabulucunun kararının
bağlayıcı olması koşulu ile arabulucu kararından sonra mahkemeye gidilmeyeceği
kararı kesin karar olarak kabul edilir tümcesinin yer almadığı sözleşmelerde
yine mahkeme yolu açık olduğundan bu cümlenin sözleşmede yukarıda belirtildiği
gibi yer alması da yarardan çok süreci uzatmaya neden olabilir. Arabulucunun alanında
birikimli bir kişi olması, ticari hilelerden haberdar olması tarafların süreci
uzatmak için yapabileceği hileleri görüp buna göre yönlendirme yapabilecek olması
da süreci hızlandıran bir etmendir. Öte yandan uluslararası kabul edilir
uygulama olması nedeni ile de uluslararası anlaşmalarda da tercih edilir.
1959 da doğmuş olan
Newyork Konvensiyonu "Convention on the Recognition and Enforcement of
Foreign Arbitral Awards" 2014
senesi itibari ile 193 ülke tarafından kabul edilmiş (Türkiye’nin kabulü
2.6.1992) 46 Birleşmiş Milletler ülkesi tarafından halen kabul edilmemiş* olsa
da uluslararası işlerde mahkemeler yerine sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun yanı
sıra kimi ülkelerde ONLINE arabuluculuk da kullanım alanı bulmaktadır. Özellikle
küçük tutarlı anlaşmazlıklarda kullanılan bu yöntemde taraflar sanal bir odada
buluşmakta ve anlaşmazlıklarını açıklayıp , ilgili delilleri bu odada döküman
paylaşımı ile arabulucuya sunmaktadırlar.Uzlaşma tarafların birbirinden
fiziksel olarak hayli uzak olduğu bir ortamda auido-visual çalışan sanal bir
oda da kısa zamanda gerçekleşmektedir.
Sözleşmenin tümündeki
anlaşmazlıklar için arabulucu mekanizmasını kullanmak istemiyor ama belli bir
kısmındaki tutarlar için arabulucu sistemini kullanmak isterseniz sözleşmenin
ilgili kısmına açıkça arabulucu mekaniğinin hangi tutarlar veya işler için
geçerli olacağını yazabilirsiniz.
Ezcümle,
sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda arabulucu mekaniği işleri hızlandırmak
açısından anlaşmazlığa konu olan tutarların büyüklüğü ve mahkeme sürecinin ne
kadar uzun süreceğine bağlı kullanılabilecek araçlardan birisidir ve göz ardı
edilmemelidir.
Çatışması az,
uyuşmazlıkları mahkemelerde sonlanmayan nice projelere…
*http://en.wikipedia.org/wiki/Convention_on_the_Recognition_and_Enforcement_of_Foreign_Arbitral_Awards
12.12.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder